Bırakınız öldürülsünler, bırakınız üresinler, bırakınız hayvan gettolarında hapis hayatı yaşasınlar, bırakınız azalsınlar, bırakınız sağlıksız olsunlar ve her şeyde olduğu gibi sadece özel günlerde ve bir felaket altında panikleyin.
Hayvan hakları, insan hakları, engelli hakları, çocuk hakları aslında adları farklı ama hepsi bu evrende hak ettiği biçimde yaşamak istiyor; o kadar basit. Sömürülmeden, üzerinden hesaplar yapılmadan, onun bunun oyuncağı olmadan sadece hak ettiğini yaşamak. Sadece hayvanlar adına bizler dilleniyoruz çünkü onların dilini anlamıyoruz. Oysa doğanın dengesinin olduğu, doğaya yaşama saygı duyulan dönemlerde Amerika yerlileri, Şamanlar, Aborjinler bu dilden anladıkları için doğaya kendilerine ve her şeye .....
Bırakınız öldürülsünler, bırakınız üresinler, bırakınız hayvan gettolarında hapis hayatı yaşasınlar, bırakınız azalsınlar, bırakınız sağlıksız olsunlar ve her şeyde olduğu gibi sadece özel günlerde ve bir felaket altında panikleyin.
Hayvan hakları, insan hakları, engelli hakları, çocuk hakları aslında adları farklı ama hepsi bu evrende hak ettiği biçimde yaşamak istiyor; o kadar basit. Sömürülmeden, üzerinden hesaplar yapılmadan, onun bunun oyuncağı olmadan sadece hak ettiğini yaşamak. Sadece hayvanlar adına bizler dilleniyoruz çünkü onların dilini anlamıyoruz. Oysa doğanın dengesinin olduğu, doğaya yaşama saygı duyulan dönemlerde Amerika yerlileri, Şamanlar, Aborjinler bu dilden anladıkları için doğaya kendilerine ve her şeye saygı duyarak, yok etmeden ama abartmadan bir uyum içerisinde, bir bütünün parçası şeklinde yaşıyorlardı. Unutmayalım insanoğlu kendi başına hiçbir zaman bütün olmadı olamayacak da. Tarih boyunca ne yaptık, bütünü parçaladık, uyumu bozduk ve şimdi doğal olanı geri kazanmaya çalışıyoruz. Her şey bir tarafa hayvanlar insanlığın yaşaması için var olmak zorundalar, dolayısıyla görmezden gelinecek kadar önemsiz olamazlar. Hayvan haklarının korunması yalnızca kendini düşünen insanoğlu için de gereklidir.
Hayvanların tümü, aslında, tüm canlılar bir denge içinde yaşamak zorundadırlar ve bu dengenin sağlık ayağı, yaşam hakkı ayağı ve sevgi ayağı vardır. Birinin olmaması dengeyi alt üst eder.
Karıncaları ve arıları gördünüz mü hiç? Üretmek ve yaşamak için verdikleri mücadeleyi ve eğer yok olurlarsa insanlığın yaşamının biteceğinin farkında mısınız?
Biz Veteriner Hekimlerin de en büyük amacı bu mücadelede sağlıklı ve yararlı dengeyi bulmaya çalışmak ve sesimizin duyulmasını sağlamak. İstiyoruz ki bizi duysunlar, görsünler ve olmamız gereken yerde olalım ki doğru ortaya çıksın.
Bu mücadele; bir var olma mücadelesidir. Bu varoluşda hayvanlar, insanlar ve biz Veteriner hekimler diğer meslek grupları ile birlikte sağlıklı yaşatmak ve yaşamak için varız. Bizi görün, hayvanları hissedin, olanların farkına varın. Eğer görmezden gelirseniz felaketler bizi görecektir. Doğa dengesizliği affetmez. Kendinden esirgeneni mutlaka bir gün geri alır.
Hayvanların hakları onların sağlığı, refahı, kontrolü, denge ve uyum içinde yaşam hakkı demektir. Veteriner hekimler de bu düzende en önemli unsurlardan biridir.
Bu konudaki yasaları uygulamak, doğru yasa ve yönetmelikleri muhatapları ile birlikte çıkarmak, bizleri ve hayvanları yok sayan zihniyetten vazgeçmek gerektiğini 4 Ekim aracılığıyla ile bir kez daha duyuruyoruz.
Siz işitiyor musunuz?!
Dr. Dilek ARSOY BAŞARAN
Veteriner hekim
Hayhaveder Kurucu Üyesi